GÜLLER VE DİKENLER

SETENAY ALPSOY- GÖKÇEN ATAMAN- FIRAT ENGİN- KAYAHAN KAYA & DJ ASLANSÜTÜ- EDA SOYLU- CANSU SÖNMEZ

 26.02.2019 – 09.03.2019

 Küratör: Deniz Dalkılıç – Oğulcan Yıldırım                                           

 “Coğrafya kaderdir.”

Tarihsel süreçte büyük bir ivmeyle topluma maddi gelişim sağlayan sanayi devrimi, beraberinde getirdiği olumsuz sonuçlar en çok kentler ve onların dönüşümü üzerinden okunmuştur. Kentlerde görülen bu olumsuz sonuçların yansımaları; kişilerin mekanla kurdukları ilişkiden doğan bir sorundur. Bu bağlamda modernleşmenin temelinde yatan mekan; konutlar olmuştur. Bugün yapılı ve doğal çevreyle ilgili uygulamalar ve çıkarılan yeni yasalar ile toplumun hem yaşam kalitesinde hem de ortak hafızasında geri dönüşü mümkün olamayan hasarlar ortaya çıkmaktadır. Türkiye’de de konut sektöründeki artan arz, konutu temel bir insan hakkı olmaktan çıkarıp bir lüks tüketim maddesine dönüştürürken, kentsel dönüşüm sonucu eski konutlarını kaybeden insanlar hem anılarını hem de toplumsal dayanışma modellerini yitirmekte ve yalnızlaştırılmaktadırlar. Yalnızlaştırma toplumsal manipülasyonun en önemli araçlarından birisidir ve mimari ögeler şu veya bu biçimde bunun aracı olmaktadır.

Güller ve Dikenler sergisinde; coğrafi dönüşümün hız kazandığı ve inşaa ederek yayılmanın yaşandığı günümüz kent yaşantısı, Setenay Alpsoy, Gökçen Ataman, Fırat Engin, Kayahan Kaya& Dj Aslansütü Eda Soylu ve Cansu Sönmez’in bir araya gelişine ilham kaynağı oluyor. Farklı disiplinlerden eserler üreten sanatçılar; psikolojik, politik ve kişisel gerilimlere sahne olan toplumumuzdaki olumsuzlukları vurgulamanın yanı sıra mizahi bakış açıları, arabesk kültürün getirdiği bezemeci anlayış, yeni ifade biçimleri ve imkansızlık üzerine odaklanıyor ve sanatçılar, ellerinde olan malzemeleri güzelleştirmeye yönelik çalışmalar sunuyor.

 

BEN HEP EVDEYİM

SERDAR ACAR – MUTLU AKSU – TIFAK ARSLAN – GÖKÇEN ATAMAN – BURAK AYAZOĞLU – TARIK CEDDİ – CELASET – RABİA ÇELİK – GİZEM ÇEŞMECİ – TUĞBA ÇINAR – ALİ DEMİRTAŞ – HALE FERİHA HENDEKCİGİL – HASAN BARAN KURTOĞLU – MUHİTTİNCAN – TURGAY SARIGÖL – RECEP SERBEST – CANSU SÖNMEZ – AYÇA ŞEN – MERVE VURAL – DAMLA YALÇIN

20.09.2018 – 20.10.2018

Küratör: Deniz Dalkılıç – Oğulcan Yıldırım 

Yaşadığımız ev?

İçinde bulunduğumuz coğrafya?

Yer aldığımız alanlar?

Bitmeyen “yuva” arayışımız bizi hep nereye yönlendirir.”

Galeri Muaf’ın Beyoğlu Merkez Rum Okulu’nda gerçekleşecek olan “Ben Hep Evdeyim” isimli ikinci sergisinde “ev” kavramına alternatif bir bakış getiriyor. Küratörlüğünü Deniz Dalkılıç ve Oğulcan Yıldırım’ın yaptığı sergide bu kez “ev” ve “evde olma hali” üzerinden bir tema gerçekleştirecek. Özellikle İstanbul Bienali’nde karşımıza çıkan bu sorgulama genellikle evi, kamusal alanla özel alanın ayrımına işaret eden niteliklerle birlikte kurgulamıştı. Galeri Muaf ekibi ev kavramını mikro bir düzen üzerinden; çevreye ait olma-olamama haliyle beraber coğrafyanın topluma etkisini tartışmaya açacak. Farklı disiplinlerden yetişerek eserler üreten Muaf’ın temsil ettiği genç sanatçılar, bu bakış açısıyla ev kavramına odaklanacak. Bu kavramlar odağında ise ev temsili; her sanatçıda farklı kodlar üzerinden okunacak.

 

TANIŞMA SERGİSİ

HASAN BARAN KURTOĞLU – HALE FERİHA HENDEKCİGİL- GİZEM ÇEŞMECİ- YAĞMUR TURAN- ZEYNEP ABACI- CEREN İREN- SELEN ŞENTÜRK

28.04.2018 – 15.05.2018

Küratör: Deniz Dalkılıç – Oğulcan Yıldırım                                           

 “Galeri Muaf Lansmanı.”

Galeri Muaf’ın Özel Yuvakimyon Rum Kız Lisesi’nde gerçekleşecek olan ilk küratöryel karma seçkisi “Tanışma Sergisi”, 7 genç sanatçının katılımıyla 28 Nisan – 15 Mayıs 2018 tarihleri arasında gerçekleşiyor.

Özellikle genç sanatçıları bünyesinde barındıran Galeri Muaf; sanat tarihi öğelerini kendilerine özgü bir tarzla buluşturan sanatçılarıyla, Özel Yuvakimyon Rum Kız Lisesi’nde gerçekleşecek olan “Galeri Muaf Tanışma Sergisi” isimli ilk sergisinde “tanışma” kavramına alternatif bir bakış getiriyor.

Küratörlüğünü Deniz Dalkılıç ve Oğulcan Yıldırım’ın yaptığı sergide her sanatçıya ait özel bir alan yer alacak. Bu alanlar sanatçıların ilk kişisel sergilerinde de aynı biçimde sergilenecek. Bu sayede, sergiler birbirlerini refere ederek hem sanatçıları sanatseverlerle buluşturacak hem de daha önce kişisel sergi deneyimi yaşamamış genç sanatçılara “beyaz küp” dışında bir alan sunulmuş olacak.